HIRSIZI NEREDE VURMALI?

HIRSIZI NEREDE VURMALI?
REKLAM ALANI
GüncelHukukİlçelerKamanSiyaset - 26 Şubat 2018

HIRSIZI NEREDE VURMALI?

“Dünyada tek bir günah vardır aslında; o da hırsızlıktır… Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşamı çalmış olursun, karısının elinden bir kocayı, çocuklarından bir babayı almış olursun. Yalan söylediğinde, birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın. Hile yaptığın veya birini aldattığın zaman doğruluğu, haklılığı çalmış olursun.”

KhaledHosseini

Hırsızlık, kanuni tanımıyla “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak” tır. Bu suçun basit hali 1 yıldan 3 yıla kadar cezayı gerektirir. Ancak bu suçun;

* Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,

* Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,

* Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,

* Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,

* Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,

* Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,

* Büyük veya küçükbaş hayvan hakkında,

* Gece vakti

işlenmesigibi nitelikli hırsızlık hallerinin ya da ağırlaştırıcı nedenlerin bulunduğu hallerde ceza artırılarak verilir.

* Suçun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı,

* Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi,

* Ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi

gibi haller de daha az ceza verilmesini gerektirir.

Gel gelelim dilden dile dolaşan‘Balık yanında yoğurt yenmez’ tadındaki dost tavsiyesine; ‘Arkadaş! Maazallah evine hırsız girerse sakın salonda filan vurayım deme, yatak odasına gelmesini bekle ve orda vur, ceza alırsın yoksa.’ Bu doğru sanılan yanlışa, Yargıtay’ın bir kararında, evine giren hırsızı yatak odasında vuran adama ceza veren ilk derece mahkemesinin kararını bozmasını; bir başka kararında ise yine evine giren hırsızı salonda vuran adama ceza veren ilk derece mahkemesinin kararını onamasını, sonucun farklılığını sadece hırsızın vurulduğu yere indirgeyen yorumlayıcı neden olmuştur. Bu kararların yanlış yorumlanmasına neden olan şeylerden biri somut olayın özelliklerinin incelenmemiş olmasıdır.Diğer bir neden ise konunun meşru savunmave meşru savunmada sınırın aşılması ile bağlantısının kaçırılmasıdır. Meşru savunmayı kanun;

TCK Madde 25- (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.

şeklinde açıklar.

Meşru savunmada sınırın aşılmasından ise TCK’nın 27. Maddesinin 2. fıkrasında da, meşru savunmada sınırın aşılması ancak ve ancak mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez, şeklinde bahsolunur.

Hepimizin evine yabancı biri girdiğinde ona müdahale etme hakkı vardır, bu müdahale meşru savunma kapsamında kalırsa ceza almayız, buradaki sorun kanun metninde geçen ‘orantılı biçimde defetmek’ lafzıdır. Yani normal şartlar altında hırsızlık saldırısını defetmek için hırsızı öldürmek orantılı bir çözüm değildir, meşru müdafaa sınırları bunu kapsamaz. Ancak 27. maddenin 2. Fıkrasında bahsi geçen, meşru müdafaa sınırının aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişise yine cezalandırılmayız.

Hırsızı yatak odasında öldüren adama verilen cezanın Yargıtay’ca yersiz bulunmasının nedeni, meşru savunma sınırını aşan kişinin bu aşımının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş olmasıdır. Ev sahibinin güvende olduğunu düşündüğü, yabancılara kapalı özel alanında ve en savunmasız olduğu uyku halindeyken gözlerini açar açmaz karşısında, orada olmasının hiçbir iyiniyetli açıklaması olamayacak bir kişiyi gördüğünde çekmecesindeki silaha sarılması olağanüstü değildir.

Hırsızı salonda öldüren kişinin cezalandırılma nedeni ise meşru savunmasında sınırı aşarken kapıldığı heyecan, korku veya telaşın mazur görülebilecek boyutta

olmamasıdır. Somut olayda kişi uyanmış, duyduğu sesler nedeniyle bir şeylerin olağan seyrinde gitmediğini düşünmüş ve tedbiren eline silahını alıp diğer odalara doğru yönelmiştir. Ev sakinlerinden birinin uyandığını anlayan hırsız pencereye yönelip atlamaya hazırlanırken, ev sahibi tarafından vurulmuş fakat yine de atlamıştır. Yaralı halde birkaç metre süründükten sonra ölmüştür. Olay hukuki olarak incelendiğinde, kaçmaya çalışan hırsız öldürmeye elverişli bir silahla, hayati bir bölgesine isabet ettirilerek vb. öldürüldüğü için meşru savunma sınırının mazur görülebilir bir heyecan, korku veya telaştan aşıldığı söylenemez. Kaçan bir adamı silahla hayati bir bölgesinden vurmak orantılı ve mazur görülebilir değildir. Bu nedenle cezalandırılması isabetlidir.

Hülasa ceza alıp almamada hırsızı vurduğumuz yerden ziyade hukukun evrensel ilkelerinden olan orantılılık ve meşru savunmada sınırın aşılmasının mazur görülebilir nedenlere dayanıp dayanmaması etkilidir.Hayatta en büyük zenginliğiniz, seçim zenginliğinizdir. Rivayetleri değil doğruları seçin!

Hiç kimse onu bulandırmadığı ve ihlal etmediği sürece hukuk, teneffüs ettiğimiz hava gibi görünmez ve tutulmaz bir şekilde etrafımızı kaplar. Hukuk, ancak kaybettiğimizi anladığımız zaman değerinin farkına vardığımız sağlık gibi sezilmez bir şeydir.

Av.Ayşegül YILMAZ

REKLAM ALANI
HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Cacabey Haber
Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.